aşk''nedensiz sevmekmiş''
27/2/2008insanlar cift yaratilirmis. bir butunun iki parcasindan yalnizca biriyiz yani. kendi kendimize yettigimize, kimseye ihtiyacimiz olmadigina inanmaya calissakta icten ice dogru olmadigini biliriz bunun. derinliklerde bir eksiklik hissederiz. her ne kadar mutlu, huzurlu, saglikli kisacasi herseye sahip olsakta diger yarimizi bulmadan asla tam olamayiz. doganin geregi bu.. icimizdeki boslugu baska bir yolla doldurmak mumkun degil. yarim'iz iste..
obur yarimizda mutlaka dunya uzerinde biyerlerde.. ama nerde?? belki bi saniye kadar yakin yada kilometrelerce uzakta.. adim atmadigimiz, adini duymadigimiz, bilmedigimiz biryerde..
hayat tesaduflerle dolu.. diger yarimiz her nerede olursa olsun bir gun, bir sekilde, bir yerde mutlaka karsiniza cikiyor. herkes o kadar sansli olmuyor diye dusunebilirsiniz. bence isin sansi, o kisinin kim oldugunu gorebilmekte.. gozgoze geldiginizde icinizde kalbinizde olusan kipirtinin digerlerinden farkini anlayabilmekte sans.. harekete gececek cesareti kendinde bulabilmekte.
aslinda bu son soyledigim ikinci bi asama sayilir. bulduktan sonra o kisiyi kaybetmemek yani. ilk olarak onemli olan kaderin size yarattigi firsatlari gorebilmek, sonra degerlendirmek:) hayatinizin askiyla yıllarca ayni apartmanda oturup, ayni otoparki kullanip ve yuzlerce kez karsilasip bir kere bile basinizi kaldirip yuzune bakmayip gectiniz yanindan belki. acikli.. ama mumkun degil denilemez. okulunuz, isiniz, sorumluluklariniz, sorunlariniz, ugraslariniz, kısacası hayatin icindeki durumunuz sizi yeterince mesgul ediyor evet ama dis dunyaya gozlerini kapamak, belki de birkez eline gecicek bi sansi gormemek gorememek..
farkina varabilmeyi sans olarak gorsemde bunu sanssizlik olarak niteleyemiyorum.
eger bir sekilde bu insanla karsilasip, onun aslinda kim oldugunu anlamadiysaniz; aska zaten inanmayan, daha aziyla yetinen insanlardan biri olmak zorundasiniz. yada daha azini kabul etmeyip, bir turlu kimsenin memnun edemedigi hep daha iyiyi arayan ama bulamayan sinirli bir insan olup ta cikabilirsiniz. bir turlu yurumeyen iliskiler cikmazinda yuvarlanip gidersiniz iste..
neyse asil bahsettigim seye geri doniyim. konuyu genisletme yolunda gordum kendimi:)
dedigim gibi, diger yarinizi buldugunuzu dusunuyorsaniz, sizde o sansli insanlardansiniz demektir. herkes hayatta diger yarisiyla karsilasir ama herkes bunu farkedemez. sadece sizin farketmenizde yeterli degil, karsidaki de bunu anladiysa asil filmin basladigi nokta burasi oluyor sanirim. icdunyanizin degistigi bir yer burasi. onemli bi nokta yani:)
ask diye birsey vardır evet. nadir olarak yakalandigi icin, daha aziyla yetinen insanlar fazlaca oldugu icin dunyada, cogunlukla masalsi efsanevi bişey olarak gorulur. bir filmde yada bir hikayede sozu edilen, anlatilan ASK, ic gecirilerek izlenir ama gercekte yasanicagina inanilmaz. icten ice istenir kiskanilir ama olmayacagi dusunulur bir yandan da..
karsidakini incitmekten korktugun yerdedir ask. gozlerine baktiginda icinde olusan kipirtida. sesini duydugunda olusan heycandadir ask, saatlerince yaninda olup sklmamakta.. onunlayken herseyiunutabilmektedir ask, belkide keyfini cikarabilmekte. soyledigi bir sozun icinizde biryerlere dokunabilmesidir ask, tek bir kelimenin herseyin ustunde oldugunu hissetmekte..
askin zamanla kaybolan birsey oldugu da soylenir. sevipte kavusulamazsa devam edermis. elde edilince hersey gibi onunda bir kiymeti kalmiyor demek ki bir sure sonra. leylayla mecnun, ferhatla sirin, aslıyla kerem zamaninda birbirlerine kavusabilselerdi o buyuk asklarindan eser kalmayacakti belkide.. efsanelesemeyeceklerdi. kavusamasin kimse oh ne guzel demiyorum tabiki:) mecnun gibi çöllere dusup gun gelip leylayi taniyamayacak hale gelsin de demiyorum.
ask gibi uyumunda onemli oldugunu soylemeye calisiyorum. iki insan arasinda iyi bir uyum her zaman mumkun olmuyor. susup sadece karsidakinin gozlerine bakmak guzel.. olmadan olmaz zaten ama iliski bu ve bunun gibi seylerden ibaretse, bir sure sonra bogulmaya baslayacaksiniz demektir. insanlarin ortak noktalari, konusucak konulari, paylasimlari olmalidir. ortaak noktalar, ortak konulardankastim kisiliksiz olmak, karsidaki ne soylerse kabul etmek degil tabiki. neyse.. derinlere daldim yine:)
bir ara gitmek isteyipte firsat bulup gidemedigim bir tiyatro oyunu vardi. ' tarlakusuydu juliet' romeo ve juliet ölmeselerdi evlenselerdi iliskilerinin nasil olacagini konu aliyordu. isterken kiymetlidir hersey, sahip olundugunda onu ne kadar istedigin unutulur. kaybedince yeniden anlasilir. bugun izleyipte cok begendigim bi filmin konusuda buydu. kaybetmeden once bilinmeli degeri bazi seylerin..
asktan, sevgiden, uyumdan, iliskilerden bahsetmisken guvenden bahsetmemek olmaz. bir iliskini temeli guvendir cunku. guvenin olmadigi sevgi ve ask cok uzun sure dayanamaz sarsintilara. temeli olmayan bi bina ne kadar saglamsa guveni olamayn bir iliskide o kadar ayakta kalabilir.
bir insana guvenebilmek yada bir insanin guvenini kazanmak dunyanin en zor seylerinden biridir. herseyden once zaman gerektirir. ilk bakista anlarsiniz belki karsinizdakine guvenip guvenemeyeceginizi. guvenilir olmak davranislara yansiyan birseydir cunku. hissedersiniz yada bilirsiniz icinizde, onun sizi uzmeyecegini. ama beyniniz daima tetiktedir yinede. daha once yasanan kirginliklar, hayal kirikliklarindan gelen bir tecrube belki.. uyarir sizi surekli temkinli olmaniz konusunda. kalbiniz baglanmaya hazırken, akliniz senaryolar uretir. ikisinin uzlasacagi nokta gelecekte biryerdedir. cunku zaman herseye caredir.
dogru insani dogru zamanda bulmakta önemli. kafanizin karisik olmadigi, herseyin durgun durulmus oldugu bir zamanda bulmanız.. onun icinde ayni sey gecerli. ilk karsilasmanizda eger kosullar yeterince iyi degilse kader size yeni bi firsat sunacaktir eminim. e tabi gorup gormemek, kullanip kullanmamak size kalmis.
zaman!.. dilerim ki bize guzellikler getirsin:)
obur yarimizda mutlaka dunya uzerinde biyerlerde.. ama nerde?? belki bi saniye kadar yakin yada kilometrelerce uzakta.. adim atmadigimiz, adini duymadigimiz, bilmedigimiz biryerde..
hayat tesaduflerle dolu.. diger yarimiz her nerede olursa olsun bir gun, bir sekilde, bir yerde mutlaka karsiniza cikiyor. herkes o kadar sansli olmuyor diye dusunebilirsiniz. bence isin sansi, o kisinin kim oldugunu gorebilmekte.. gozgoze geldiginizde icinizde kalbinizde olusan kipirtinin digerlerinden farkini anlayabilmekte sans.. harekete gececek cesareti kendinde bulabilmekte.
aslinda bu son soyledigim ikinci bi asama sayilir. bulduktan sonra o kisiyi kaybetmemek yani. ilk olarak onemli olan kaderin size yarattigi firsatlari gorebilmek, sonra degerlendirmek:) hayatinizin askiyla yıllarca ayni apartmanda oturup, ayni otoparki kullanip ve yuzlerce kez karsilasip bir kere bile basinizi kaldirip yuzune bakmayip gectiniz yanindan belki. acikli.. ama mumkun degil denilemez. okulunuz, isiniz, sorumluluklariniz, sorunlariniz, ugraslariniz, kısacası hayatin icindeki durumunuz sizi yeterince mesgul ediyor evet ama dis dunyaya gozlerini kapamak, belki de birkez eline gecicek bi sansi gormemek gorememek..
farkina varabilmeyi sans olarak gorsemde bunu sanssizlik olarak niteleyemiyorum.
eger bir sekilde bu insanla karsilasip, onun aslinda kim oldugunu anlamadiysaniz; aska zaten inanmayan, daha aziyla yetinen insanlardan biri olmak zorundasiniz. yada daha azini kabul etmeyip, bir turlu kimsenin memnun edemedigi hep daha iyiyi arayan ama bulamayan sinirli bir insan olup ta cikabilirsiniz. bir turlu yurumeyen iliskiler cikmazinda yuvarlanip gidersiniz iste..
neyse asil bahsettigim seye geri doniyim. konuyu genisletme yolunda gordum kendimi:)
dedigim gibi, diger yarinizi buldugunuzu dusunuyorsaniz, sizde o sansli insanlardansiniz demektir. herkes hayatta diger yarisiyla karsilasir ama herkes bunu farkedemez. sadece sizin farketmenizde yeterli degil, karsidaki de bunu anladiysa asil filmin basladigi nokta burasi oluyor sanirim. icdunyanizin degistigi bir yer burasi. onemli bi nokta yani:)
ask diye birsey vardır evet. nadir olarak yakalandigi icin, daha aziyla yetinen insanlar fazlaca oldugu icin dunyada, cogunlukla masalsi efsanevi bişey olarak gorulur. bir filmde yada bir hikayede sozu edilen, anlatilan ASK, ic gecirilerek izlenir ama gercekte yasanicagina inanilmaz. icten ice istenir kiskanilir ama olmayacagi dusunulur bir yandan da..
karsidakini incitmekten korktugun yerdedir ask. gozlerine baktiginda icinde olusan kipirtida. sesini duydugunda olusan heycandadir ask, saatlerince yaninda olup sklmamakta.. onunlayken herseyiunutabilmektedir ask, belkide keyfini cikarabilmekte. soyledigi bir sozun icinizde biryerlere dokunabilmesidir ask, tek bir kelimenin herseyin ustunde oldugunu hissetmekte..
askin zamanla kaybolan birsey oldugu da soylenir. sevipte kavusulamazsa devam edermis. elde edilince hersey gibi onunda bir kiymeti kalmiyor demek ki bir sure sonra. leylayla mecnun, ferhatla sirin, aslıyla kerem zamaninda birbirlerine kavusabilselerdi o buyuk asklarindan eser kalmayacakti belkide.. efsanelesemeyeceklerdi. kavusamasin kimse oh ne guzel demiyorum tabiki:) mecnun gibi çöllere dusup gun gelip leylayi taniyamayacak hale gelsin de demiyorum.
ask gibi uyumunda onemli oldugunu soylemeye calisiyorum. iki insan arasinda iyi bir uyum her zaman mumkun olmuyor. susup sadece karsidakinin gozlerine bakmak guzel.. olmadan olmaz zaten ama iliski bu ve bunun gibi seylerden ibaretse, bir sure sonra bogulmaya baslayacaksiniz demektir. insanlarin ortak noktalari, konusucak konulari, paylasimlari olmalidir. ortaak noktalar, ortak konulardankastim kisiliksiz olmak, karsidaki ne soylerse kabul etmek degil tabiki. neyse.. derinlere daldim yine:)
bir ara gitmek isteyipte firsat bulup gidemedigim bir tiyatro oyunu vardi. ' tarlakusuydu juliet' romeo ve juliet ölmeselerdi evlenselerdi iliskilerinin nasil olacagini konu aliyordu. isterken kiymetlidir hersey, sahip olundugunda onu ne kadar istedigin unutulur. kaybedince yeniden anlasilir. bugun izleyipte cok begendigim bi filmin konusuda buydu. kaybetmeden once bilinmeli degeri bazi seylerin..
asktan, sevgiden, uyumdan, iliskilerden bahsetmisken guvenden bahsetmemek olmaz. bir iliskini temeli guvendir cunku. guvenin olmadigi sevgi ve ask cok uzun sure dayanamaz sarsintilara. temeli olmayan bi bina ne kadar saglamsa guveni olamayn bir iliskide o kadar ayakta kalabilir.
bir insana guvenebilmek yada bir insanin guvenini kazanmak dunyanin en zor seylerinden biridir. herseyden once zaman gerektirir. ilk bakista anlarsiniz belki karsinizdakine guvenip guvenemeyeceginizi. guvenilir olmak davranislara yansiyan birseydir cunku. hissedersiniz yada bilirsiniz icinizde, onun sizi uzmeyecegini. ama beyniniz daima tetiktedir yinede. daha once yasanan kirginliklar, hayal kirikliklarindan gelen bir tecrube belki.. uyarir sizi surekli temkinli olmaniz konusunda. kalbiniz baglanmaya hazırken, akliniz senaryolar uretir. ikisinin uzlasacagi nokta gelecekte biryerdedir. cunku zaman herseye caredir.
dogru insani dogru zamanda bulmakta önemli. kafanizin karisik olmadigi, herseyin durgun durulmus oldugu bir zamanda bulmanız.. onun icinde ayni sey gecerli. ilk karsilasmanizda eger kosullar yeterince iyi degilse kader size yeni bi firsat sunacaktir eminim. e tabi gorup gormemek, kullanip kullanmamak size kalmis.
zaman!.. dilerim ki bize guzellikler getirsin:)

0 yorum yazılmıştır